Portfolyo
Sanatsal pratiğim; sezgisel süreçler, bedensel deneyim ve sembolik anlatımın kesişiminde konumlanır. Görsel kültür alanındaki akademik çalışmalarım ile atölye pratiğim arasındaki ilişki, üretimlerimde düşünsel ve duyusal katmanların birlikte var olmasına olanak tanır. Çalışmalarım, biçimsel arayışların ötesinde; algı, bilinçdışı ve içsel deneyimlere dair görsel bir düşünme alanı olarak şekillenir.
Bu portfolyoda yer alan Seascapes serisi, içsel manzaralar ile doğanın değişken ve akışkan yapısı arasındaki ilişkiyi odağına alır. Deniz, benim için yalnızca bir doğa teması değil; belirsizlik, dönüşüm ve süreklilik gibi kavramların metaforik bir karşılığıdır. Organik formlar, dairesel hareketler ve ritmik tekrarlar aracılığıyla işler, izleyiciyi sabit bir anlatıdan ziyade açık uçlu bir deneyime davet eder. Her kompozisyon, anlamın tekil olmadığı; izleyicinin algısı ve deneyimiyle yeniden kurulduğu bir görsel alan sunar.
Akrilik, yağlıboya ve altın varak kullanımı, bu seride yalnızca estetik bir tercih değil; aynı zamanda sembolik bir dil olarak işlev görür. Altın varak, değer, dönüşüm ve içsel aydınlanma kavramlarına göndermede bulunurken; katmanlı yüzeyler zaman, hafıza ve bilinçdışı süreçleri ima eder. Malzemenin fiziksel varlığı, resim yüzeyini yalnızca bir görüntü taşıyıcısı olmaktan çıkararak, duyusal ve düşünsel bir deneyim alanına dönüştürür.
Üretimlerim, kişisel deneyimlerden beslenmekle birlikte, bireysel anlatının ötesine geçerek evrensel algı ve duygulanım biçimlerine temas etmeyi amaçlar. Görsel formların, izleyici için psikolojik bir ayna işlevi görebileceği fikri, çalışmalarımın temel motivasyonlarından biridir. Bu bağlamda resimlerim, izleyiciye ne görmesi gerektiğini söylemekten çok, nasıl bakabileceğine dair bir alan açmayı hedefler.
Seascapes serisi ve ilişkili üretimlerim aracılığıyla, görmenin yalnızca pasif bir eylem değil; düşünsel, duygusal ve bedensel bir süreç olduğunu hatırlatan mekânlar yaratmayı amaçlıyorum. Bu işler, dış dünyaya ait manzaralar kadar, içsel hareketlere ve dönüşümlere de işaret eder; görme eyleminin, aynı zamanda bir farkındalık ve oluş süreci olduğunu vurgular.







































